
Bu yazı AVİM tarafından ilk olarak 24 Şubat 2026'da yayınlanmış İngilizce bir makalenin betimleyici Türkçe çevirisidir.
Türkiye-Sırbistan İlişkilerinde Yeni Bir Aşama
Türkiye-Sırbistan ilişkileri, kurumsallaşmış üst düzey diyalog, genişleyen ticaret ve yatırım, Belgrad-Saraybosna otoyolu gibi somut bağlantı projeleri ve savunma sanayii ile güvenlik alanlarındaki artan iş birliği ile niteliksel olarak yeni bir aşamaya girmiştir. Ortak bildiriler ve üst düzey iş birliği mekanizmaları aracılığıyla resmileştirilen bu yoğun gündem, ilişkinin artık tesadüfi olmadığını, uzun vadeli sektörel taahhütler etrafında yapılandırıldığını göstermektedir.[1]
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucić'in Türkiye'yi "son derece önemli bir ortak" ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı bölgesel hatta küresel bir lider olarak tasvir eden son derece olumlu konuşma üslubu, Türkiye'nin Balkanlar'da önemli bir siyasi, ekonomik ve askeri referans noktası olduğu algısını güçlendiriyor. Belgrad'dan gelen bu tür bir çerçeveleme önemlidir çünkü bu, hem AB hem de diğer dış aktörlerle yakın bağlar sürdüren bir ülkeden gelmektedir ve bu da Türkiye'nin herhangi bir ciddi bölgesel hesaplamada dikkate alınması gereken bir güç olduğu mesajını kuvetlendirmektedir.[2]
Bu ikili açılım, Türkiye'nin Balkan istikrarında çevresel değil, merkezi bir oyuncu olmaya yönelik uzun vadeli hedefiyle örtüşmekte, Bosna-Hersek ve Kosova'daki etkinliğini tamamlamakta ve bölgenin ayrılmaz bir parçası olma iddiasına güç katmaktadır. [3]
Bosna-Hersek, AB'nin Yanlış Adımları ve Ortaya Çıkan Alan
Türkiye-Sırbistan ilişkilerinin niteliksel olarak derinleşmesi, Avrupa Birliği'nin Bosna-Hersek ve daha geniş Balkanlar ile uzun süreli ve çoğu zaman tutarsız ilişkisi bağlamında ele alındığında ek bir önem kazanmaktadır. Son on yılda, AB’nin genişleme süreci belirgin şekilde yavaşlamış, koşullar eşitsiz bir şekilde uygulanmış ve Bosna'nın anayasal ve kurumsal reformuna ilişkin temel girişimler ya durmuş ya da yetersiz sonuçlar vermiştir. Gecikmiş bütünleşme, parçalı politik yaklaşımların ve karşılanmayan beklentilerin bir araya gelmesi, yerel elitler ve toplumlar arasında yaygın hayal kırıklığına yol açmış ve AB'nin istikrar ve dönüşümün temel dayanağı imajını zayıflatmıştır.[4]
Böyle bir ortamda, AB dışı aktörlerin giderek daha fazla yararlandıkları veya daha iyi niyetle doldurabildiği algılanabilir bir meşruiyet ve yönetişim boşluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'nin Sırbistan ile geliştirdiği ilişkilerin ve Bosna-Hersek ile Kosova'daki paralel girişimlerle sembolize edilen son dönemdeki alternatif diplomatik etkinliğinin, diyalog ve destek kanallarına yönelik gerçek bölgesel talebe bir yanıt olarak yorumlanabileceğini belirtmek gerekir. Bu adımlar aynı zamanda açıkça Türkiye'nin diplomatik ağırlığını artırma yönündeki stratejik çıkarına da hizmet etmekte ve tarihi bağlarını ve ekonomik varlığını Balkanlar'da gelişen güvenlik düzeni üzerinde yapılandırılmış bir etkiye dönüştürmesine olanak sağlamaktadır.[5]
Balkan Barış Platformu ve Türkiye'nin Arabuluculuk İddiası
Bu ortaya çıkan boşluk ve Türkiye'nin Belgrad ile güçlenen bağları üzerine inşa edilen Balkan Barış Platformu, Türkiye'nin ikili ilişki sermayesini bölge çapında bir diyalog çerçevesine dönüştürme girişiminin en görünür örneğini temsil etmektedir. İstanbul'da toplanan ve Balkanlar genelinde siyasi, akademik ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren sözkonusu platform, bariz biçimde gerilimi azaltma, güven inşa etme ve işbirliği için pratik yollar keşfetme hedefleri etrafında şekillenmiştir. İstanbul'daki konumu sadece lojistik değil, aynı zamanda tarafsız bir kolaylaştırıcı gibi davranmak yerine Türkiye'nin coğrafi ve tarihsel olarak Balkanlar’ın içinde olduğu iddiasının da sembolüdür.[6]
Kosova’nın ve Sırbistan'ın yanı sıra Bosna-Hersek'in iç bölünmeleriyle bağlantılı paydaşların doğrudan veya dolaylı olarak platforma dahil edilmesi, karşılıklı olarak güvensiz aktörlerin en azından ortak bir söylemsel alanı paylaşabileceği bir format yaratma arzusunu vurgulamaktadır. Türkiye'nin bu tür biraraya gelmeleri siyasi olarak kabul edilebilir kılmadaki rolü çok önemlidir. Zira bu, Sırbistan ile yakınlaşmasının ve Boşnak ve Kosovalı aktörlerle uzun süredir devam eden bağlarının temelini oluşturan yoğun, çok yönlü ilişkiler ağına dayanmaktadır. Bu yaklaşım, Türkiye'nin Ortadoğu'dan Karadeniz'e kadar diğer alanlardaki hasımları stratejik belirsizlik, ekonomik teşvikler ve güvenlik işbirliğinin bir kombinasyonunu kullanarak bir araya getirme yönündeki daha geniş dış politika modelini yansıtmaktadır.[7]
Balkan Barış Platformu girişimi, Türkiye’nin bu çabasını bir tür tarafsız arabulucu olarak gözlemci gibi davranmaktan ziyade, diğer dış aktörlerin geri çekildiği veya yetersiz performans gösterdiği düşünülen bir bölgeye Türk etkisini yansıtma aracı olarak gören bazı yorumculardan eleştiri almıştır. Bu açıdan bakıldığında, sözkonusu girişim, hem diplomatik bir boşluğu doldurmak hem de Türkiye'nin Balkanlar'ın gelişen güvenlik ve yönetişim mimarisinde vazgeçilmez bir muhafız olmak rolünü kurumsallaştırmak olarak görülüyor.
Türkiye'nin Dengeleme Çabalarının Kapsamı ve Sınırları
Bu hususlar birarada ele alındığında, Türkiye'nin Bosna-Hersek, Sırbistan ve Kosova ile eş zamanlı olarak yürüttüğü faaliyetlerin, Balkanlar'da kutuplaştırıcı değil, istikrar sağlayıcı bir aktör olarak konumlanma yönünde bilinçli bir strateji izlediğini gösterdiğini söylemek mümkündür. Türkiye, Belgrad ile bağlarını güçlendirirken, Boşnak ve Kosovalı ortaklarıyla uzun süredir devam eden ilişkilerini sürdürerek ve İstanbul'da çok taraflı platformlara sponsorluk yaparak, gündemleri şekillendirme ve dışlayıcı ittifaklar riskini azaltma kapasitesini artırmaktadır. Ancak bu potansiyel, tüm taraflar arasında asgari düzeyde bir güvenin sürdürülmesine kritik derecede bağlıdır; Türkiye'nin bir kampa çok fazla kaydığı algısı, dengeleyici rolünü hızla aşındıracaktır.[8]
Diğer taraftan, AB'nin yanlış adımlarının açtığı mevcut meşruiyet boşluğunun yarattığı manevra alanı ne sınırsız ne de kalıcıdır. Daha iddialı ve tutarlı bir AB politikası, yoğunlaşan büyük güç rekabeti veya yeniden ortaya çıkan yerel krizler, Türkiye'nin seçeneklerini daraltabilir ve aktif diplomasisinin yapısal sınırlarını ortaya çıkarabilir. Bu anlamda, mevcut Türkiye-Sırbistan yakınlaşması ve Balkan Barış Platformu, Türkiye'nin sadece fırsatçı bir dış paydaş olmaktan ziyade, ayrılmaz bir Balkan aktörü ve gerçek bir tarafsız arabulucu olarak hareket etme arzusunu ortaya koyan bir uygulama örneğini oluşturmaktadır.
*Resim: AA ve Caspian Post
[1] Nurbanu Tanrıkulu Kızıl , “President Erdoğan, Vucic, Vow to Deepen Türkiye-Serbia Cooperation,” Daily Sabah, February 12, 2026, accessed February 23, 2026, https://www.dailysabah.com/politics/diplomacy/president-erdogan-vucic-vow-to-deepen-turkiye-serbia-cooperation ; Hürriyet Daily News Editorial, “Türkiye, Serbia Agree to Deepen Defense, Energy and Trade Cooperation,” Hürriyet Daily News, February 13, 2026, accessed February 23, 2026, https://www.hurriyetdailynews.com/turkiye-serbia-agree-to-deepen-defense-energy-and-trade-cooperation-218902
[2] Yenişafak English Editorial, “Türkiye and Serbia Pledge Deeper Ties across Defense, Economy and Diplomacy,” Yeni Şafak, February 13, 2026, accessed February 23, 2026, https://en.yenisafak.com/turkiye/turkiye-and-serbia-pledge-deeper-ties-across-defense-economy-and-diplomacy-3714553
[3] Talha Ozturk , “Serbia, Bosnia Sign Pact on Belgrade-Sarajevo Highway,” Anadolu Agency (AA), December 13, 2019, accessed February 23, 2026 , https://www.aa.com.tr/en/europe/serbia-bosnia-sign-pact-on-belgrade-sarajevo-highway/1673231
[4] Bodo Weber, “The EU’s Failing Policy Initiative for Bosnia and Herzegovina,” Democratization Policy Council, [publication date], accessed [access date], http://www.democratizationpolicy.org/summary/the-eu-s-failing-policy-initiative-for-bih/
[5] Kevork Yacoubian, “Filling the Vacuum: Türkiye and the Balkan Peace Platform,” The Armenian Weekly, February 12, 2026, accessed February 23, 2026, https://armenianweekly.com/2026/02/12/filling-the-vacuum-turkiye-and-the-balkan-peace-platform/ ; Spasimir Domaradzki, “Western Balkans – a Slow Death of the EU Enlargement Policy,” [Site Name], May 16, 2018, accessed February 23, 2026, https://usa-ue.pl/teksty-i-komentarze/english/western-balkans-a-slow-death-of-the-eu-enlargement-policy/ ; Büşra Bağdat Okursoy, “Balkans Peace Platform: Türkiye’s Path to Bridge Regional Divides,” Daily Sabah, February 02, 2026, accessed February 23, 2026, https://www.dailysabah.com/opinion/op-ed/balkans-peace-platform-turkiyes-path-to-bridge-regional-divides
[6] Caspian Post Editorial Team], “Balkans Peace Platform: Türkiye’s Approach to Uniting Regional Divisions,” Caspian Post, February 02, 2026, accessed February 23, 2026, https://caspianpost.com/politics/balkans-peace-platform-turkiye-s-approach-to-uniting-regional-divisions
[7] Diyar Guldogan, “Ties between Türkiye, Serbia Continue to Strengthen in Every Field: President Erdogan,” Anadolu Agency (AA), September 29, 2026, accessed February 23, 2026, https://www.aa.com.tr/en/europe/ties-between-turkiye-serbia-continue-to-strengthen-in-every-field-president-erdogan/3337751
[8] Teoman Ertuğrul Tulun “Bosnia and the Balkans: Secessionism, Eurocentric Partitioning,” Center for Eurasian Studies (AVİM), No: 2026/12, February 17, 2026, accessed February 23, 2026, https://avim.org.tr/en/Yorum/BOSNIA-AND-THE-BALKANS-SECESSIONISM-EUROCENTRIC-PARTITIONING
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
ONBİRİNCİ KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE AVİM
Teoman Ertuğrul TULUN 27.01.2020 -
15. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNE GİDEN YOLDA AVİM
Teoman Ertuğrul TULUN 30.01.2023 -
YUNANİSTAN'DA DİNİ ASİMİLASYON POLİTİKALARI: AZINLIK HAKLARININ İHLALİNİN DEVAMI OLARAK TÜRK MÜFTÜLER ÜZERİNDE BASKI
Teoman Ertuğrul TULUN 22.08.2025 -
YAPICI AVRASYACILIK VE GEÇMİŞE BAKIŞ
Teoman Ertuğrul TULUN 23.09.2025 -
19 MAYIS VE PONTUS HİKÂYELERİ
Teoman Ertuğrul TULUN 24.05.2019
-
KUDÜS ERMENİ PATRİKHANESİ HAK İHLALİ DİYE ŞİKAYET EDERKEN HAKSIZ TASARRUFA DEVAM EDİYOR
AVİM 04.04.2018 -
AB DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANIYOR
Hande Apakan 13.04.2014 -
AVİM’E “STRATEJİK VİZYON” ÖDÜLÜ
- 30.11.-0001 -
TATİLLERDEN SONRA ERMENİ SORUNU - II
Ömer Engin LÜTEM 06.09.2011 -
TÜRKİYE – ERMENİSTAN İLİŞKİLERİ
Alev KILIÇ 05.02.2013
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 17.02.2026
“BREST-LİTOVSK ANTLAŞMASI VE TÜRKİYE-SOVYETLER BİRLİĞİ VE ERMENİSTAN İLİŞKİLERİNE ETKİSİ” BAŞLIKLI KONFERANS
