KALKINMA YOLU PROJESİ’NDE SOMUT ADIMLAR ATILDI
Analiz No : 2026 / 36
Yazar : Bora ODABAŞI
12.08.2026
9 dk okuma

2026 yılının Temmuz ayı, Türkiye ile Irak arasındaki diplomasinin ivme kazandığı ve Kalkınma Yolu Projesi eksenindeki ikili ilişkilerin kayda değer hareketlilik sergilediği bir dönem olmuştur. İlk olarak Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Bağdat ve Kerkük’ü kapsayan üst düzey temaslarda bulunmuştur.[1] Aynı tarihte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Dışişleri Bakan Yardımcısı M. Hussein Bahr Al-Uloom ve Irak Petrol Bakan Yardımcısı Naser Azez ile Ankara’da bir araya gelmiştir.[2] İkili ilişkilerdeki ikinci resmi temas ise 21 Temmuz’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Bağdat ziyaretiyle gerçekleşmiştir.[3] Nihayetinde 28 Temmuz’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi başkanlığındaki üst düzey Irak heyeti Ankara’ya resmi bir ziyaret düzenlemiştir. 

Taraflar arasında gerçekleşen bu temasların, 28 Temmuz’daki zirvenin teknik, lojistik ve güvenlik altyapısını hazırlayıcı ve niteliksel müzakereler olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. 

28 Temmuz’da gerçekleşen üst düzey zirve ise Türkiye-Irak ilişkilerinde stratejik bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Uzun yıllardır iki ülke arasında ağırlıklı olarak güvenlik eksenli ilişkiler, Kalkınma Yolu Projesi ile ekonomik ve lojistik odaklı yeni bir boyuta taşınmaktadır.

Kalkınma Yolu Irak'ın denize açılan tek vilayeti olan Basra'da inşası devam eden ve tamamlandığında Ortadoğu'nun en büyük limanı olması hedeflenen Büyük Faw Limanı'ndan başlayarak; Irak’ı güneyden kuzeye doğru  Nasiriye, Divaniye, Kadisiye, Necef, Kerbela, Bağdat, Samarra, Tikrit ve Musul vilayetlerini  geçerek Türkiye’ye ulaşması planlanan bir bağlantısallık projesidir.[4]

10 Nisan 2026 tarihli yazımda bahsedildiği üzere, bu proje uzun yıllardır dillendirilmekte ancak bölgenin istikrarsız askeri ve politik ortamı nedeniyle rafta bekletilmekteydi.[5] 21-23 Mart 2023 tarihinde dönemin Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret ile birlikte Türkiye projeye katılmış ve bu tarihten itibaren somut adımlar atılmaya başlanmıştır.  Mayıs 2023’te ise Bağdat’da Irak, Türkiye, Katar ve BAE’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda projenin mali ve teknik detayları küresel kamuoyuna duyurulmuş ve taraflar arasında 22 Nisan 2024 tarihinde "Kalkınma Yolu Projesi Hakkında Ortak İş Birliği Mutabakat Zaptı" imzalanmış ve proje nihai ve resmi çerçeveye kavuşmuştur.

Kalkınma Yolu Projesi için somut adımların atılmaya başlanması bazı soru işaretlerini beraberinde getirmiştir. İlk olarak İran ve Mısır bu proje ile birlikte kendilerinin mevcut enerji, ulaşım ve ticaret koridorlarına bir alternatif olarak görmüştür. Kuveyt ise bu proje ile birlikte kendi limanlarının öneminin azalacağını belirtmiştir. Ancak ilk yazımda belirttiğimiz üzere bu endişeler sayısal gerçeklikler ile örtüşmemektedir.[6] Diğer bir husus ise projenin maliyetinin nasıl finanse edileceği idi. Finansman meselesi henüz detaylandırılmadan bölgede savaşın patlak vermesi de bu konuda endişelerin artmasına sebep oldu. Haliyle projenin geleceği belirsiz gözükmekteydi. Ancak 28 Temmuz’da gerçekleşen Türkiye-Irak zirvesiyle birlikte belirsizlikler ortadan kaldırılmıştır.

Taraflar arasında beş mutabakat zaptı imzalandı. Bunlardan ilki, “Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı’dır”. Bu zapt ile ile birlikte koridorun sınır geçiş noktaları (Irak tarafında Fişhabur, Türkiye tarafında Ovaköy) resmileştirilmiştir. Koridorun Türkiye’ye Ovaköy üzerinden bağlanması son derece önemli gelişmedir. Ovaköy-Fişhabur hattının tescil edilmesiyle birlikte, öteden beri Habur Sınır Kapısı'nda yaşanan yoğunluk ve tek noktaya bağımlılık aşılacaktır. Gaziantep-Şanlıurfa-Ovaköy hattı üzerinden ulusal karayolu ve demiryolu ağına bağlanacak koridor; Basra’dan gelen yüklerin Mersin ve İzmir limanlarına, Karadeniz hattına ve Kapıkule üzerinden Avrupa’ya kesintisiz aktarımını sağlayacaktır.[7] Ayrıca bu güzergâh, Özellikle DEAŞ sonrası tahribata uğrayan ve yoğun Türkmen nüfusa ev sahipliği yapan Telafer’in bölgesel ticaret ağlarına dahil edilmesi, bölgedeki ekonomiyi canlandırarak toplumsal istikrar ve kalıcı barışın tesisine zemin hazırlayacaktır.[8]

İkinci mutabakat metni ise projenin finansmanına ilişkin belirsizlikleri gidermesi bakımından önem taşımaktadır: “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı”. Irak’taki iç siyasi takvim ve 28 Şubat 2026’da tırmanan bölgesel çatışmaların Körfez ülkelerinin finansal katılımını yavaşlatması üzerine Türkiye, projenin aksamaması amacıyla doğal kaynak karşılığı inşaat modelini Irak’a önermiştir.[9] 28 Temmuz Zirvesi’nde resmiyete dökülen bu mekanizmayla Irak, ulaştırma altyapısının yapımını üstlenecek Türk şirketlerinin hakedişlerini petrol ve maden gibi doğal kaynak gelirleriyle doğrudan finanse edecektir. Dış finansman ihtiyacını ortadan kaldıran bu model, yapım sürecini hızlandırmayı hedeflemektedir. Diğer taraftan bu düzenleme, Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmalardan dolayı petrol ihracatında ağır kayıplar yaşayan Irak açısından Basra Körfezi’ne bağımlılığı azaltarak Akdeniz üzerinden Avrupa’ya uzanan güvenli bir ihracat güzergahı sunmaktadır.

Söz konusu finansman mekanizmasını destekleyen ve iki ülke arasındaki ilişkileri transit ülke rolünün ötesine taşıyan üçüncü temel adımı ise enerji alanındaki stratejik mutabakatlar oluşturmaktadır. Zirve kapsamında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), BP’nin Kerkük sahalarındaki hissesinin %15’ini devralarak bölgedeki arama ve üretim süreçlerine doğrudan ortak olmuştur.[10] Bununla birlikte imzalanan Ham Petrol Taşıma Anlaşması doğrultusunda Silopi-Ceyhan hattının günlük 750 bin varillik kapasitesi Irak devlet şirketlerine (SOMO ve NOC) tahsis edilmiş; orta vadede Türkiye’ye günlük 1 milyon varil ham petrol tedarik edilmesi hedefi benimsenmiştir.[11] Hürmüz Boğazı ve deniz ticaret yollarındaki askeri tırmanmalar dikkate alındığında, kara bazlı bu boru hatlarının aktif kullanımı hem Türkiye’nin enerji arz güvenliğini pekiştirmekte hem de Kerkük merkezli bu ekonomik hareketlilik vasıtasıyla bölgedeki Türkmen nüfusun yoğun olduğu alanların istikrarına katkı sunmaktadır

Son olarak, Zirve kapsamında imzalanan bir diğer önemli metin ise iki ülkenin kolluk teşkilatları arasındaki ilişkileri düzenleyen “Polis Teşkilatları Arasında Eğitim ve Akademik İş Birliği Mutabakatı”dır. Bu anlaşma, Ankara ile Bağdat arasındaki güvenlik ilişkilerini terörle mücadele odaklı operasyonel çerçevenin ötesine taşıyarak kurumsal bir nitelik kazandırmayı hedeflemektedir. Polis akademileri ve eğitim kurumları arasında tecrübe paylaşımı ile ortak eğitim programlarını öngören mutabakat; Irak iç güvenlik teşkilatlarının kurumsal kapasitesinin artırılmasına ve Kalkınma Yolu güzergâhı boyunca tesis edilecek fiziki altyapının emniyetini sağlayacak kolluk gücünün profesyonelleşmesine doğrudan katkı sunacaktır

Sonuç olarak, 28 Temmuz Türkiye-Irak Zirvesi, Kalkınma Yolu Projesi açısından önemli bir aşamaya işaret etmektedir. Ovaköy-Fişhabur güzergâhının belirlenmesi, doğal kaynak karşılığı finansman modelinin oluşturulması, enerji alanındaki yeni iş birlikleri ve güvenlik kurumları arasındaki mutabakatlar, projenin önündeki bazı temel belirsizlikleri azaltmıştır. Bu gelişmeler aynı zamanda Türkiye-Irak ilişkilerinin ekonomik ve güvenlik boyutlarının daha fazla iç içe geçmesine zemin hazırlamaktadır. Bununla birlikte, projenin hayata geçirilmesi bölgesel güvenlik şartlarına ve tarafların alınan kararları uygulama kapasitesine bağlı olmaya devam etmektedir. Özellikle güzergâh üzerindeki güvenliğin sağlanması ve finansman mekanizmasının sürdürülebilir biçimde işletilmesi projenin geleceği açısından belirleyici olacaktır. Mevcut tablo, Kalkınma Yolu’nun Türkiye-Irak ilişkilerinde giderek merkezi bir konum kazandığını göstermektedir.

 

*Resim: Anadolu Ajansı

 


[1] Haydar Karaalp ve Ali Makram Ghareeb, "Irak'ta Temaslarını Sürdüren MİT Başkanı Kalın, Kerkük'ü Ziyaret Etti," Anadolu Ajansı, 1 Temmuz 2026, https://www.aa.com.tr/tr/gundem/irakta-temaslarini-surduren-mit-baskani-kalin-kerkuku-ziyaret-etti-/3983234.

[2] Gökçe Topbaş, "Bakan Bayraktar, Iraklı Yetkililerle Enerji İşbirliği İmkanlarını Görüşürken," Anadolu Ajansı, 1 Temmuz 2026, https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-bayraktar-irakli-yetkililerle-enerji-isbirligi-imkanlarini-gorustu/3983494.

[3] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, "Kalkınma Yolu'nda Çalışmaların Bu Sene Başlamasi Hedefleniyor," Basın Açıklaması, 25 Temmuz 2026, https://www.uab.gov.tr/haberler/kalkinma-yolu-nda-calismalarin-bu-sene-baslamasi-hedefleniyor/.

[4] Bora Odabaşı, "Kalkınma Yolu," Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM), Analiz No: 2026 / 18, 10 Nisan 2026, https://avim.org.tr/tr/Analiz/KALKINMA-YOLU.

[5] Odabaşı, "Kalkınma Yolu."

[6] Odabaşı, "Kalkınma Yolu."

[7] Salih Mustafa Kazdal, "Beyond Suez and Hormuz: What the Development Road Project Could Offer," Türkiye Today, 1 Ağustos 2026, https://www.turkiyetoday.com/opinion/beyond-suez-and-hormuz-what-the-development-road-project-offers-3225112.

[8] Selçuk Bacalan, "Zeydi'nin Ankara Ziyaretinin Irak Türkmenlerine Yansımaları," Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM), 31 Temmuz 2026, https://orsam.org.tr/yayinlar/zeydinin-ankara-ziyaretinin-irak-turkmenlerine-yansimalari/.

[9] T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, "Kalkınma Yolu'nda Çalışmaların Bu Sene Başlamasi Hedefleniyor," Basın Açıklaması, 25 Temmuz 2026, https://www.uab.gov.tr/haberler/kalkinma-yolu-nda-calismalarin-bu-sene-baslamasi-hedefleniyor/.    

[10] “Türkiye ve Irak Arasındaki Dev Anlaşmada İmzalar Atıldı," TRT Haber, 1 Ağustos 2026, https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/turkiye-ve-irak-arasindaki-dev-anlasmada-imzalar-atildi-952807.html

[11] Türkiye ve Irak Arasındaki Dev Anlaşma.


© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.