AVRUPA KOMİSYONU BAŞKANI VON DER LEYEN TÜRKİYE’YE KARŞI AYRIMCILIĞI BİR KEZ DAHA TEYİD ETMİŞTİR
Yorum No : 2022 / 41
19.09.2022
4 dk okuma

Geçtiğimiz hafta, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda Komisyonun faaliyetlerini, hayata geçirdiklerini ve gelecek yıl öncelik vereceği hususları ele alan gelenekselleşen “Birlik’in Durumu” konuşmasını yapmıştır. 

Von der Leyen konuşmasında, Ukrayna’nın tek pazara dahil edilmesi, enerji krizi ve krize karşı alınabilecek önlemler, Rusya’nın endüstrisinin geldiği nokta, Avrupa Siyasi Birliği’ne verilecek destek ve Hidrojen bankası kurulmasına değindi. Bu başlıklar arasında Türkiye’nin en fazla ilgisini çeken husus şüphesiz Avrupa Siyasi Birliği üzerine yaptığı vurgudur. 

“Avrupa Siyasi Birliği”, geçtiğimiz Mayıs ayında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Avrupa Parlamentosu’na sunulmuş, son zamanlarda Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinin liderleri tarafından sıklıkla dile getirilmeye başlamıştır. Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen de yapmış olduğu konuşmada her zaman demokrasinin sunduğu zemin üzerinde hareket edeceklerini ve Siyasi Birlik için çağrıda bulunduğunu belirtmiştir.

Birlik’in sınırlarının korunması konusunda çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan von der Leyen, Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’a seslenerek, AB ailesinin parçası olduklarını ve AB’nin söz konusu üç ülke olmadan tamamlanmayacağını belirtmiştir. Bu sözler yeni değildir. Hatırlanacağı üzere Almanya Şansölyesi Olaf Scholz da birebir bu ifadede bulunmuştu. Türkiye’nin dikkatini çeken husus, ifadenin içinde Türkiye’nin bulunmaması ve en önemlisi Avrupa Komisyonu Başkanı tarafından da aynı şekilde ifade edilmesidir. 

Geçtiğimiz günlerde yine Scholz’un bazı ifadelerine yer vermiştik[1]. Scholz’un ifadelerinde von der Leyen’den ayrı olarak “Batı Balkanlar”(*) ifadesi kullanıldığını, bu ifadenin kullanılmasıyla Türkiye’nin dışarıda bırakılmasının amaçlandığını kaleme almıştık.

Her iki konuşmada da dikkat çeken nokta Türkiye’nin AB dışında bırakılmasıdır. Coğrafi olarak Türkiye’nin de doğusunda yer alan Gürcistan, Türkiye olmadan AB’nin nasıl bir parçası olabilir? Bu açıkça AB'ye üyelikte dini ayrımcılığın payı olduğunu hatıra getirmektedir.

AB Türkiye’ye, ne yaparsa yapsın Türkiye’nin Birlik’te yeri olmadığının mesajını vermiştir. Türkiye’yi çevrede kalan ve yanlarında tutmak istedikleri bir ülke olarak gördüklerini ancak Türkiye’nin ailenin parçası olmadığını açıkça belirtmiştir. 

Tüm bu söylemlerden sonra Türkiye’nin AB’nin görüşleriyle neden uyum sağlayamadığı sorgulanmalıdır. Demokrasi ve farklılıklar nutukları atarken, Birlik’e dahil olmak için yıllardır çaba harcayan Türkiye’nin dışarıda bırakılması “Birlik” söylemleri ile örtüşmemektedir. Birlik için çaba harcamak, cesur ve adil adımlar atmayı gerektirir. Türkiye’ye şans vermek AB’nin “Avrupalılık” söylemlerinin tutarlılığını gösterecek bir adım olacaktır. Çünkü Türkiye, coğrafi olarak Balkanların ve dolayısı ile Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu noktada sorunun AB kaynaklı olduğu belirtmek gerekmektedir. Türkiye’ye her zaman birtakım bahanelerle haklı ya da haksız ithamlarda bulunulabilir. Türkiye’nin her yaptığı AB’yi rahatsız etmektedir. Çünkü Türkiye aileden biri olarak görülmemektedir. 

Avrupa Birliği Komisyon Başkanı unvanıyla konuşan birinden bu sözleri duymak hayal kırıklığı yaratan ve AB’nin projeksiyonu bakımından Türkiye’nin yerini gösteren bir açıklama olmuştur. 

 

*Fotoğraf: https://tr.euronews.com/2022/09/14/5-baslikta-ab-komisyonu-baskani-leyenin-birligin-durumu-konusmasi

 

[1] Hazel Çağan Elbir, “Scholz’un Türkiyesiz AB Hayalleri,” avim.org.tr, 6 Eylül 2022, https://avim.org.tr/tr/Yorum/SCHOLZ-UN-TURKIYESIZ-AB-HAYALLERI.

(*) AVİM, “Batı Balkanlar” terimini ayrılıkçı siyasi bir terminoloji olarak değerlendirmekte ve bölgeye ilişkin coğrafi ve tarihsel “Balkanlar” tanımlamasının kullanılmasında ısrar etmektedir.


© 2009-2021 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.