YUNAN TELEVİZYONUNDA YAYINLANAN PONTUS DRAMA DİZİSİ TARİHİ GERÇEKLERİ HİÇE SAYIYOR
Yorum No : 2020 / 37
04.09.2020
5 dk okuma

Avustralya merkezli bir Yunan diaspora internet medyası, Yunan Açık TV kanalında 6 Ekim 2019'dan 13 Temmuz 2020’e kadar süren "To Kokkino Potami" (Kırmızı Nehir) adlı 32 bölümlük Yunan TV drama dizisi hakkında bir haber yayınladı. Habere göre, söz konusu tarihi romantik drama dizisi, "Haris Tsirkinidis'in, Pontus Rum soykırımı çerçevesindeki gerçek olayları ayrıntılı olarak anlatan aynı isimdeki romanına dayanıyor" ve “19. yüzyılda Karadeniz'in güney kıyısında yer alan, Rum nüfuslu bir bölge olan Pontus’tan genç bir çiftin gerçek hayat hikayesini anlatıyor”. Dizinin yönetmeni Manousos Manousakis'e göre, “Bu dizinin temel amaçlarından biri, sadece bizim memnuniyetimiz ve Yunanlılar olarak adalet duygusu için değil, cezasız kalan suç tarihsel olarak tekrarlanmaya devam ettiği için Pontus Rum soykırımının dünyada tanınması sağlamak”[1].

Kısa bir internet araştırması, romanın yazarı Harry Tsirkinidis'in, Pontus Rum kökenli olduğunu, ailesinin büyük olasılıkla Lozan Antlaşması'ndan sonra Yunan-Türk nüfus mübadelesi çerçevesinde Anadolu'dan Yunanistan'a gelip Kavala'ya yerleştiğini, Yunan ordusunda kurmay subay olarak Yunan ve Fransız Harp Akademilerinde eğitim gördüğünü ortaya koymaktadır[2]. Aynı araştırma, adıgeçenin "Pontus soykırımı" iddialarının ateşli bir savunucusu olduğunu da gösteriyor. Bu bağlamda, Yunan Açık TV kanalının sahibinin, bir dizi şirketin yanı sıra Yunan futbol kulübü PAOK'un (Pan-Thessalonian Athletic Club of Constantinopolitans) da sahibi olan, Pontus asıllı, Yunan/Rus tanınmış işadamı Ivan Savvidis olduğunu belirtmek gerekir.

Hiç şüphe yok ki, tüm zorunlu göçlerin kederli ve melankolik hikayeleri içeren kendine özgü anlatımları vardır. Türkiye'de, aile kökleri Balkanlar’a ve Kafkasya'ya kadar uzanan oldukça fazla sayıda aile bulunmaktadır. Bu sayı, bugünkü Yunanistan nüfusunun yarısını aşan milyonlarla telaffuz edilebilir. Bunlardan bazıları Yunanistan ile zorunlu mübadele nedeniyle Türkiye'ye gelmiştir. Bugünkü terimlerle etnik temizlik olarak yorumlanabilecek bu nüfus hareketi, Yunanistan tarafından başlatılmış ve Lozan Antlaşması’nı imzalayanlar tarafından onaylanmıştır. Bazıları, Balkan savaşları da dahil olmak üzere savaşlar sonucunda Türkiye'ye gelmiştir. Bu ailelerin çoğunun geldikleri ülkelere karşı derin bir nefret beslediklerini söylemek mümkün değildir. Bu tür bir nefrete sahip olanlar olsa da, çok fazla sayıda oldukları söylenemez.

Ancak Balkanlardan gelen göçmen kökenli nüfusla ilgili olarak Türkiye'deki durum hakkında söylediklerimizin aksine, Yunanistan'da, özellikle de Pontus Rumlarında, Türklere ve Türkiye'ye karşı derin ve iflah olmaz bir patolojik nefret gözlemlenmektedir. Pontus Rumlarının, ayrı bir kimlik duygusunu ve bazı kültürel özelliklerini korudukları genel kabul gören bir değerlendirmedir. Bu özellikler, bir dereceye kadar, Pontus Rumlarını geri kalan Yunan nüfusundan ayırmaktadır. Pontus Rum kimliğinin de diaspora boyutu vardır. Türklere ve Türkiye'ye yönelik nefretin, kimliklerini ayrı tutmak için birleştirici bir etki görevi gördüğünü söylemek abartılı olmayacaktır. Bu anıyı yaşatmanın ve yeni nesillere aktarmanın en iyi ve pratik yolu, Türklere yönelik uydurma soykırım iddiaları ortaya atmaktır. Bazı güvenilir Yunan akademik çalışmaları bile bu iddiaları bir "uydurma" olarak görmektedir. Bu bağlamda, yapımcılara tarihsel olayları kendi siyasi amaçlarına hizmet edecek şekilde yorumlamaları imkanını veren tarihi romantik dram içeren bir televizyon dizisi yapmanın, nefret-fitnesi yaymak için propaganda üretmenin pratik bir yolu olduğu söylenebilir.

Yunanistan'da, aktif ve etkili bir Pontus Rum lobisi vardır. Yunanistan'da, özellikle Selanik'te, Türkiye aleyhine düzenlenen gösterilerin önde gelen başrol oyuncuları Pontus örgütleridir. Atatürk Evi Müzesi'nin de bulunduğu Selanik'teki Türk Başkonsolosluğu'na düzenli olarak fiziksel saldırılar düzenlemektedirler. Hatırlanacağı üzere, Pontus grupları, Yunan-Türk turizm ilişkilerine dair olumlu sözlerini bahane ederek, 19 Mayıs 2018'de Selanik'te düzenlenen “Pontus Soykırımı” anma töreninde 75 yaşında olan o dönemdeki Selanik Belediye Başkanı Yiannis Boutaris'e vahşice saldırmış ve adıgeçen hastaneye kaldırılmıştır. Bu bağlamda unutulmamalıdır ki, Pontus lobilerinden gelen baskılarla, Yunan Hükümeti 24 Şubat 1994'te, 19 Mayıs'ın “Pontus Soykırımı'nı anma günü” olması için önerge sunmuş ve Yunan parlamentosu 19 Mayıs'ı "Pontus Rumlarının Soykırımı"nı anma günü olarak kabul eden bir kanun çıkartmıştır.

Yunanistan'daki ve diasporadaki Pontus Rum faaliyetlerine dair yukarıdaki kısa açıklama, Pontus gruplarının Yunanistan'da ve yurtdışında Türklere ve Türkiye'ye karşı nefret yaymada ne kadar etkili olduğunu göstermektedir. Pontus Rumlarının Türklere ve Türkiye'ye karşı bu patolojik nefretinin daha fazla düşmanlığa neden olmaması için, Türklerin ve Türkiye'nin ihtiyatlı davranması gerekmektedir.

 

*Bu yorum yazısının aslı İngilizce olarak kaleme alınmıştır.

**Fotoğraf: https://greekcitytimes.com

 

 

[1] Athena Sirmanoglou, “To Kokkino Potami: The TV Series Everyone Must Watch”, Greek City Times, 08 Ağustos 2020, https://greekcitytimes.com/2020/08/08/to-kokkino-potami-the-tv-series-everyone-must-watch/.

[2] “Harry Tsirkinidis”, Informational, Pontos World, 2020, https://pontosworld.com/index.php/history/biographies/126-harry-tsirkinidis.


© 2009-2020 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.