
TRIPP projesinin hayata geçirilmesinin önündeki engellerden biri, Rusya’nın Ermenistan demiryolu altyapısı üzerindeki kontrolüdür. Koridorun faaliyete geçebilmesi için Ermenistan tarafında demiryolu altyapısının onarılması ve modernize edilmesi gerekmektedir. Ancak Ermenistan demiryollarının işletmesinin Rusya merkezli bir şirketin inhisarında bulunması, ülkenin bu altyapı sorununu kendi başına çözmesini zorlaştırmaktadır.
Bu durum yalnızca teknik bir altyapı meselesi değil, aynı zamanda jeopolitik bir sorun olarak da ortaya çıkmaktadır. Moskova ile Erivan’dan gelen açıklamaların zaman zaman birbirleriyle çelişmesi, projenin uygulanabilirliğini önemli ölçüde sınırlamaktadır.
Ermenistan Demiryollarının Rusya’ya Devredilmesi Süreci
Güney Kafkasya’da demiryolu altyapısının inşası 19. yüzyılda, Rusya İmparatorluğu döneminde başlamıştır. Bölgenin zorlu coğrafi koşulları ve Rusya’nın yürüttüğü askeri ve idari faaliyetler, Kafkasya ile imparatorluğun diğer bölgeleri arasında ulaşım bağlantılarının kurulmasını stratejik bir gereklilik hâline getirmiştir. Bu nedenle demiryolları hem askeri hem de ekonomik entegrasyonun önemli araçlarından biri olarak Sovyet döneminde de geliştirilmeye devam edilmiştir.
1991’de Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle birlikte bu entegre sistem üç ulusal demiryolu ağına bölünmüştür. Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan kendi ulusal demiryolu şirketlerini kurmuş; Ermenistan’da bu süreç 1992 yılında “Ermenistan Demiryolları A.Ş.” nin kurulmasıyla tamamlanmıştır. Ancak bağımsızlık sonrası dönemde Ermenistan ciddi siyasi ve ekonomik krizlerle karşı karşıya kalmıştır. Sovyet döneminde bastırılmış olan etnik gerilimler yeniden şiddetlenmiş, özellikle Karabağ çatışması ulaşım hatlarını büyük ölçüde kesintiye uğratmıştır.
2000’li yıllara gelindiğinde Ermenistan demiryolu sistemi büyük ölçüde işlevini kaybetmiş durumdaydı. Modern teknoloji ve ekipman, yeni vagon ve lokomotifler, altyapı yenilemesi ve nitelikli personel yatırımı gerekmekteydi. Ayrıca demiryolları, ülkenin sınırlı dış ticaret kanalları açısından kritik öneme sahipti. Bu nedenle altyapının modernizasyonu hem ekonomik hem de stratejik açıdan hayati önem taşımaktaydı.
Bu koşullar altında Ermenistan hükümeti demiryollarının işletme imtiyazını devretme kararı almış ve uluslararası bir ihale süreci başlatmıştır. Sonuç olarak 2008 yılında Ermenistan Demiryolları’nın işletme hakkı, Rusya Demiryolları’nın yan kuruluşu olan Güney Kafkasya Demiryolları A.Ş.’ye devredilmiştir. Anlaşma, 30 yıllık bir süre için imtiyaz yoluyla işletmeyi öngörmekte olup ilk 20 yılın ardından 10 yıllık bir uzatma seçeneği içermektedir[1].
Bu tarihsel ve yapısal süreç, günümüzde TRIPP projesi gibi bölgesel ulaşım projelerinin uygulanabilirliği açısından kritik bir bağlam sunmaktadır. Rusya’nın Ermenistan demiryolu altyapısı üzerindeki kontrolü, Ermenistan’ın altyapıyı bağımsız biçimde modernize etmesini sınırlamış; dolayısıyla TRIPP koridorunun faaliyete geçmesi Moskova’nın stratejik çıkarlarıyla doğrudan ilişkili hâle gelmiştir. Bu durum teknik altyapı sorunlarının ötesinde jeopolitik bir sınırlama olarak projeyi şekillendirmektedir.
TRIPP Projesi Bağlamında Rusya’nın Konumu
TRIPP projesi çerçevesinde yaşanan gelişmeler, Ermenistan–ABD–Rusya üçgeninde karmaşık bir tablo ortaya koymaktadır. Ocak 2026’da Ermenistan ve ABD’nin hisseleri paylaşacağı şekilde 99 yıllığına ortak bir şirket kurulması konusunda mutabakata varılmasıyla proje ekonomik ve yönetsel olarak ABD–Ermenistan iş birliğine dayandırılmıştır. Ancak projenin hayata geçebilmesinin temel koşullarından biri olan demiryolu altyapısının hâlen Rusya’nın kontrolünde bulunması, önemli bir stratejik belirsizlik yaratmaktadır.
Moskova’nın son yıllarda bölgede etkisinin azalması, TRIPP projesine katılımını bölgedeki nüfuzunu yeniden güçlendirmek için bir fırsat olarak değerlendirmesine neden olmuş olabilir. Nitekim Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkilileri Moskova’nın projeye olası katılımını görüşmeye hazır olduğunu açıklamıştır. Ancak Ermenistan tarafından bu teklif olumlu karşılanmamış; Başbakan Nikol Paşinyan, projenin ABD–Ermenistan ortak girişimi olduğunu ve herhangi bir üçüncü tarafın katılımının yalnızca ikili görüşmeler çerçevesinde mümkün olabileceğini belirtmiştir. Paşinyan ayrıca Rusya’nın tepkisine yol açabilecek bir başka açıklamada bulunarak demiryolu işletmesinin Kazakistan, BAE veya Katar gibi tarafsız bir ülkeye devredilmesi fikrini gündeme getirmiştir.
Beklenen yanıt, bir süre devam eden sessizliğin ardından Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu tarafından tehditkâr bir şekilde verilmiştir. Söz konusu açıklamalar, Rusya’nın TRIPP konusunda başlangıçta verdiği olumlu tepkinin aksine daha katı bir tutuma yöneldiğini göstermektedir. Şöyle ki Şoygu, demiryolu yönetiminin başka bir ülkeye devredilmesinin ve Rus şirketinin yerini farklı bir aktörün almasının pek olası olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca ABD Bakanı Vance’in ziyareti kapsamında gündeme gelen nükleer iş birliği planına da değinerek yeterince düşünülmeden alınacak kararların bedelinin Ermeni halkına ödetileceğini, yaklaşık 20 yıldır kurulu olan sistemin bir gecede çökeceğini ve herhangi bir dost ülkenin bu sorumluluğu üstlenmeyeceğini vurgulamıştır[2].
Bu gelişmeler, projenin ilerleyişinde önemli bir gerilim noktası ortaya çıkarmaktadır. Zira demiryolu işletmesinin Rusya’nın kontrolünde bulunması, Moskova’ya hem sürece müdahil olma hem de kendi stratejik çıkarlarını koruma imkânı sağlamaktadır. Bu çerçevede Rusya’nın bu tepkisi beklenen bir durumdur ve olası nedenleri birkaç başlık altında değerlendirilebilir.
Öncelikle, Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle Kuzey-Güney koridorunun önceki önemini ve işlevini büyük ölçüde kaybettiği görülmektedir. Buna karşılık Orta Koridor önemli bir alternatif güzergâh olarak öne çıkmaktadır. Orta Koridorun bir parçası olarak değerlendirilen Zengezur Koridoru’nun faaliyete geçirilmesi sürecine ABD’nin doğrudan dâhil olması, Güney Kafkasya’da Rusya’nın jeopolitik konumunu zayıflatabilecek bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan Karabağ Savaşı sonrasında Rusya’nın Güney Kafkasya ülkeleri üzerindeki etkisinin azaldığı da yaygın olarak dile getirilen bir değerlendirmedir. Bu çerçevede Ermenistan’ın giderek AB ve ABD ile yakınlaşması ve Rusya ile dengeli bir politika yürüttüğünü göstermeye çalışmasına rağmen Moskova’dan kademeli biçimde uzaklaştığı görülmektedir. Bu noktada demiryolu işletmesinin Rusya’nın kontrolünde bulunması, Moskova açısından hem Ermenistan üzerinde hem de olası bölgesel projeler karşısında önemli bir güç unsuru olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla bu kontrolün kaybedilmesi Rusya için kabul edilebilir bir durum değildir.
Buna ek olarak Rusya’nın demiryolu işletmesini başka bir ülkeye devretmesi ekonomik çıkarlarıyla da çelişebilir. Yaklaşık yirmi yıllık süreçte Rusya Ermenistan üzerinden belirli bir ekonomik gelir elde etmiş olup bu gelir kaynağını kaybetmek istememektedir.
TRIPP Projesi Kapsamında Onarılması Gereken Demir Yolları
Ermenistan’ın Rusya’dan acilen onarılmasını talep ettiği demiryolu hatlarının başında, TRIPP rotası kapsamında Zengilan ile Nahçıvan’ı birbirine bağlayacak demiryolu hattı gelmektedir. Daha açık bir ifadeyle bu hat, Zengilan’daki Mincivan ile Nahçıvan’daki Ordubad bölgelerini birbirine bağlayacak ve Zengezur bölgesindeki Meğri üzerinden geçecektir. Karabağ savaşına kadar söz konusu demiryolu hattı aktif olarak kullanılmaktaydı.
TRIPP rotasının devamı niteliğindeki bir diğer önemli bağlantı ise Yeraskh–Nahçıvan ve Akhurik–Kars demiryolu hatlarıdır. Bu güzergâh için iki alternatif öne çıkmaktadır. Bunlardan ilki, Türkiye ile Azerbaycan arasında daha önce inşa edilmesi kararlaştırılan Nahçıvan–Iğdır–Kars demiryolu hattıdır. Ancak Ermenistan, mevcut demiryolu hatlarının onarımıyla ulaşım sorunlarının çözülebileceği bir ortamda yeni bir hatta milyonlarca dolar harcanmasını gereksiz görmektedir. Ayrıca bu projenin hayata geçirilmesi, Ermenistan’ın bölgesel ulaşım ağındaki potansiyel avantajlarını kaybetmesine yol açabileceği gerekçesiyle olumlu karşılanmamaktadır.
İkinci seçenek ise Yeraskh–Akhurik demiryolu hattıdır. Paşinyan’ın açıklamalarına göre bu hatta hâlihazırda mevcut bir demiryolu altyapısı bulunmaktadır ve yalnızca sınırlı bir onarım gerekmektedir. Bu nedenle mevcut bir hattın onarılması yerine tamamen yeni bir demiryolu hattı inşa edilmesine yüksek maliyetler ayrılması Ermenistan açısından rasyonel bir tercih olarak görülmemektedir.
Planlanan bu hatların yanı sıra Ermenistan Başbakanı, gelecekte İcevan–Gazakh demiryolu hattının onarılması ihtimaline de değinmiştir. İcevan–Barkhudarli olarak da bilinen hatt, geçmişte Ermenistan’ın kuzeydoğusunu Azerbaycan’ın kuzeybatısına bağlayan önemli demiryolu bağlantılarından biriydi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar aktif olarak kullanılan hatlardan biri de Yeraskh–Velidağ demiryoluydu. Bu hat, Ermenistan’ın güneyi ile Azerbaycan’ın güneydoğu bölgeleri arasında bağlantı sağlamaktaydı. Ancak mevcut koşullarda bu güzergâhın yeniden açılması gündemde değildir. Zira Zengezur üzerinden geçmesi planlanan koridorun hayata geçirilmesi durumunda söz konusu hattın stratejik önemi büyük ölçüde azalacaktır.
Sonuç olarak, Rusya’nın bu gelişmelere vereceği tepki çerçevesinde çeşitli senaryolar gündeme gelebilir. Öncelikle Moskova, demiryolu işletmesini başka bir devlete devretmeyerek projenin ilerleyişini yavaşlatma yoluna gidebilir. Paşinyan’ın demiryollarının kısa sürede onarılması gerektiğini vurgulamasına rağmen Rusya’nın bu süreci geciktirmesi olasıdır. Bir diğer ihtimal ise Moskova’nın demiryolu işletmesini Ermenistan karşısında bir koz olarak kullanarak projeye doğrudan müdahil olmaya çalışmasıdır. Ayrıca demiryollarının onarımının geciktirilmesi ya da tamamen durdurulması, Ermenistan’ın TRIPP rotasının devamı niteliğindeki Nahçıvan–Kars bağlantısından elde edebileceği stratejik kazanımları sınırlayabilir.
Son dönemde bölgede yaşanan gerginlikler ve Ermenistan’ın iç siyasi gündeminde yaklaşan seçimler nedeniyle TRIPP projesine ilişkin tartışmaların görece sakinleştiği görülmektedir. Bununla birlikte Doğu ile Batı arasında yeni bir ulaşım ve ticaret hattı oluşturmayı hedefleyen bu projenin stratejik önemi hem bölgesel hem de küresel ölçekte devam etmektedir.
*Görsel: 1520International
[1] В. М. ПЕТРОВ, Южно Кавказская железная дорога: проблемы и пути их решения, 13 mart 2026, ile:///C:/Users/Hp/Downloads/yuzhno-kavkazskaya-zheleznaya-doroga-problemy-i-puti-ih-resheniya%20(2).pdffile:///C:/Users/Hp/Downloads/yuzhno-kavkazskaya-zheleznaya-doroga-problemy-i-puti-ih-resheniya%20(2).pdf
[2] Шойгу назвал непроработанными планы Армении заменить РФ в управлении ее ж/д, 13 mart 2026, https://tass.ru/politika/26491845
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
AZERBAYCAN-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİNDE MAYIN SORUNU VE OTTAWA SÖZLEŞMESİ
İlaha KHANTAMİROVA 05.12.2025 -
ERMENİSTAN’IN ÜÇÜNCÜ TARAFLARIN DESTEĞİ İLE BARIŞ KOŞULLARINI LEHİNE ÇEVİRME ÇABALARI
İlaha KHANTAMİROVA 17.12.2025 -
TÜRKİYE VE İRAN İLİŞKİLERİNDE ORTA ASYA ETKENİ
İlaha KHANTAMİROVA 20.10.2025 -
ABD’NİN ARTAN İLGİSİ VE RUSYA’NIN SESSİZLİĞİ: GÜNEY KAFKASYA
İlaha KHANTAMİROVA 20.02.2026 -
ZENGEZUR KORİDORU ÇERÇEVESİNDE YAŞANAN GELİŞMELER; BÖLGENİN TARİHİ ÜZERİNE GENEL DEĞERLENDİRMELER
İlaha KHANTAMİROVA 23.01.2026
-
DEĞİŞEN PARADİGMALAR - AGİT BÖLGESİNDE SEÇİM MÜDAHALESİ VE DEMOKRATİK DÜRÜSTLÜK
Teoman Ertuğrul TULUN 14.03.2025 -
AFD’NİN SLOGANI: NE KADAR ÇOK MÜLTECİ O KADAR ÇOK OY
Hazel ÇAĞAN ELBİR 30.03.2020 -
YUNANİSTAN DIŞİŞLERİ BAKANI DENDİAS DOĞU EGE ADALARI VE ONİKİ ADALAR'IN ASKERDEN ARINDIRILMIŞ STATÜSÜNÜ KABUL ETTİ
Teoman Ertuğrul TULUN 24.03.2022 -
ABD’NİN ARTAN İLGİSİ VE RUSYA’NIN SESSİZLİĞİ: GÜNEY KAFKASYA
İlaha KHANTAMİROVA 20.02.2026 -
BİR FİLM TAHLİLİ: AURORA’S SUNRISE
Hazel ÇAĞAN ELBİR 01.12.2023
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 09.03.2026
“AB’NİN ORTA ASYA’YA ARTAN İLGİSİ” BAŞLIKLI KONFERANS
