AZERBAYCAN ERMENİSTAN SİLAHLI ÇATIŞMASININ BÖLGE ÖTESİ YANSIMALARI
Analiz No : 2020 / 26
Yazar : Tutku DİLAVER
23.07.2020
6 dk okuma
Paylaş :
PDF İndir :

Geçtiğimiz hafta başlayan çatışmanın ardındaki konjonktür ve Ermenistan’ın çatışmayı başlatma motivasyonundan daha önce bahsetmiştik. Çatışmanın Ermenistan açısından itici gücü bir kenara, bölgenin konumu ve mevcut uluslararası ortam nedeniyle çatışmanın arkasında görünenden daha fazlası olduğuna dair pek çok yorum bulunuyor. Keza çatışmaların başlamasını takiben uluslararası arenadan gelen tepkilere bakıldığında Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Almanya, Fransa, İran ve Japonya gibi pek çok ülke ve BM, AB, NATO, CSTO ve Türk Konseyi gibi pek çok uluslararası kuruluşun çatışmaların durdurulması çağrısında bulunduğu görülüyor.

Ancak elbette ki bunların arasında Minsk grubu eş başkanları olarak ABD, Rusya ve Fransa’nın tepkileri en dikkate değer tepkiler olarak ön plana çıkıyor.

Öncelikle çatışmalara en hızlı tepkiyi veren pek de şaşırtıcı olmayan bir şekilde Rusya oldu. Özellikle Minsk grubu hakkındaki güven sarsılmasının ardından Rusya’nın Minsk eş başkanları içinde liderlik edebilmesi, potansiyeli olduğuna dair yorumlar Rus basınında yer aldı[1]. Başlarda çatışmalar konusunda arabulucu olabileceğini söyleyen Rusya’nın, bölgede askeri tatbikata başlamış olması ise daha sonra dikkatleri çeken bir başka husus oldu. Bu tatbikatların mevcut çatışmayla herhangi bir ilgisi olmadığı bildirilse de, zamanlaması açısından pek çok uzman tarafından anlamlı bulundu.

Bu yorumların arkasında Libya, Suriye, Doğu Akdeniz gibi mevcut çekişme alanları nedeniyle Türkiye-Rusya arasındaki gerilimin Azerbaycan-Ermenistan çatışmasına etkisi olduğu iddiaları bulunuyor[2]. Hatta Kafkasya bölgesi söz konusu olduğunda, Ermenistan ve Rusya’nın geçmişteki ilişkilerine dayanarak, Rusya’nın çatışmaları tetiklemiş olabileceği şeklinde değerlendirmeler yapılıyor[3]. Ancak alışılagelenin aksine, Nisan Devrimi sonrasında Rusya’nın Ermenistan’la ilişkilerinin eskisi gibi seyretmediği görülüyor. Özellikle Ermenistan’ın Batı ile kurduğu yeni ilişkiler, Rusya’nın Kafkaslarda kendisini tedirgin hissetmesine de neden oluyor.

Bu noktadan hareketle bütün bu çatışmaların bir NATO-Rusya kamplaşmasının bir sonucu olduğuna dair görüşlerin ağır bastığını düşünmek mümkün. Nitekim Haziran’da Rusya’nın bu yılki askeri tatbikatlarının NATO ülkelerine komşu bölgelerde büyük çaplı olarak yapılmayacağının açıklamasına rağmen, 17 Temmuz’da Putin’in çok geniş çaplı bir askeri tatbikat yapılması emri vermesi de bu çerçevede değerlendirilebilir. Eş zamanlı olarak NATO da Karadeniz’de Seebreeze tatbikatını yürütüyor. Dolayısıyla, Rusya’nın Ermenistan’daki tatbikatı da NATO’nun tatbikatına karşı verilen bir mesajın sadece bir parçasını oluşturuyor.

Tabi ki, bu tatbikatın Ermenistan boyutu da bulunuyor. İkili ilişkilerdeki bozulma Rusya’nın, Ermenistan’a özellikle sınırlarını koruma konusunda en önemli partneri olduğu hatırlatma ihtiyacı doğuruyor. Bu nedenle söz konusu tatbikat, Rusya’nın Ermenistan’la askeri işbirliklerinin önemine vurgu yaparak, Paşinyan hükümetine de bir mesaj gönderiyor.

Çatışmaya tepki gösteren bir diğer ülke ABD’nin ise NATO çerçevesinin haricinde bölgedeki çatışmadan farklı beklentileri bulunuyor. Özellikle bu çatışma aracılığıyla Rusya’nın Ermenistan ile arasındaki uçurumun açılması ABD’nin bölgedeki etkinliğini artırması açısından bir fırsat yaratabilecek potansiyele sahip. Öte yandan, yeni bir çatışma alanı yaratarak, Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkinin daha da gerginleşmesi de ABD’nin isteyebileceği bir durum. Dolayısıyla, ABD’nin çatışmaya kesin bir şekilde son vermek için yeterli motivasyonu yok gibi görünüyor. Nitekim Minsk grubunun eş başkanı olarak ABD, çatışmaların derhal durdurulması çağrısında bulunmakla yetindi.

Paşinyan’ın iktidara gelmesinden sonra Ermenistan’daki etkinliği artan Fransa’nın ise 15 Temmuz’da, çatışmalar başladıktan iki gün sonra, açıklama yaparak tarafları itidale çağırdığı görülüyor. Ancak Fransa Parlamentosundan, aralarında Macron’un partisinin de imzasının bulunduğu Azerbaycan’ın Ermenistan’a yaptığı saldırıların durdurulması isteniyor[4]. Bu metin Fransa’nın eş başkan olarak Ermenistan yanında bir tavır aldığını açıkça gösteriyor. Minsk formatı açısından bakıldığında Fransa’nın bu tutumu son derece tehlikeli bir duruma işaret ediyor. Eş başkanların çatışmalara karşı tarafsızlığını yitirmesi, Minsk sürecinin de tarafsızlığının yitirilmesiyle sonuçlanabilecek etkilere sahip.

Fransa’nın bu tutumuyla ilgili olarak, Libya’daki Türkiye varlığını azaltma amacıyla Türkiye’nin ilgisini başka yöne çekmenin amaçladığı ihtimaline ağırlık veriliyor. Öte yandan, daha önce de belirtildiği gibi, Fransa’nın Nisan Devriminden sonra Ermenistan’la çok yakın ilişkiler kurduğu biliniyor. Osetya savaşının ardından bölgeye arabuluculuk için ilk müdahil olan Batılı ülke olarak Fransa’nın Kafkaslardaki etkisini artırdığı ve bunu koruma adına Ermenistan’ın uluslararası hukuk ihlallerinin ardında durmaya devam edeceği anlaşılıyor.

Ermenistan-Azerbaycan çatışması mevcut uluslararası ortam göz önüne alındığında, göründüğünden çok daha karmaşık bir halde karşımızda duruyor. Dondurulmuş çatışma bölgelerinin, doğru koşullar oluştuğunda her an sıcak çatışmaya dönüşme ihtimalinin hiç de uzak olmadığı bir kez daha görülüyor. Ancak, ABD, Rusya ve Fransa gibi birbiriyle rekabet halinde olan ülkelerin kendi çıkarları uğruna, Minsk formatını tehlikeye atması, uluslararası barış ortamının sürdürülebilirliği konusunda endişelerin doğmasına neden oluyor.

 


[1] “Press review: Can Russia resolve the Azeri-Armenian clash and OSCE leadership decapitated,” TASS, July 17, 2020, https://tass.com/pressreview/1179579

[2] Dorian Jones, "Azerbaijan-Armenia Clashes Highlight Turkey-Russia Rift," VOA, July 16, 2020, https://www.voanews.com/europe/azerbaijan-armenia-clashes-highlight-turkey-russia-rift

[3] "Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu: "Rusya'nın Ermenistan hamlesi, Türkiye'yi Libya'da masaya oturtmaya...," Haberler.com, 17 Temmuz 2020, https://www.haberler.com/prof-dr-ersan-bocutoglu-rusya-nin-ermenistan-13429578-haberi/.

[4] “Fransa Parlamento parti gruplarından ortak açıklama: "Ermenistan'a destek vermek, yaşam hakkına destek vermektir",” Ermeni Haber Ajansı, 17 Temmuz 2020, https://www.ermenihaber.am/tr/news/2020/07/17/Fransa-Parlamento-Ermenistan-Azerbaycan/188447.


© 2009-2020 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.