
Hindistan’ın dördüncü dönem başkanlığını yaptığı BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde başkent Yeni Delhi’de gerçekleştirildi. “Dayanıklılık, İnovasyon, İşbirliği ve Sürdürülebilirlik için İnşa” teması altında düzenlenen zirvenin sonunda Yeni Delhi Deklarasyonu kabul edildi. 140 maddeden oluşan deklarasyonda küresel yönetişim reformu, ekonomik ve finansal işbirliği, uluslararası barış ve güvenlik, yerel para birimleriyle ticaret, sınır ötesi ödeme sistemleri, yapay zeka, sağlık ve enerji gibi birçok başlık ele alındı.
2026 Zirvesi, BRICS’in son yıllarda geçirdiği genişlemenin ardından gerçekleştirilen önemli toplantılardan biri oldu. 2023 Johannesburg Zirvesi’nde alınan genişleme kararı sonrasında Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gruba katılmış, Endonezya’nın 2025 yılında üyeliğinin resmileşmesiyle BRICS’in üye sayısı 11’e yükselmişti. Bunun yanında Belarus, Bolivya, Küba, Kazakistan, Malezya, Nijerya, Tayland, Uganda, Özbekistan ve Vietnam partner ülke statüsünde geçtiğimiz seneden bu yana BRICS çalışmalarına katılmaktadır.[1] Böylece Yeni Delhi Zirvesi, ilk olarak Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu BRICS yapısından daha geniş bir ülke grubunun aynı çatı altında bir araya geldiği bir ortamda gerçekleştirildi.
Zirvenin dikkat çeken tarafı yalnızca BRICS’in ulaştığı ekonomik büyüklük veya üye sayısı değildi. Zirvede dış politika öncelikleri ve uluslararası gelişmelere yaklaşımları birbirinden farklı olan ülkeler ortak bir deklarasyon üzerinde uzlaşabildi. BRICS üyeleri Çin ve Hindistan arasındaki gerilim akla gelirken, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de Orta Doğu’daki bölgesel meselelerde farklı politikalar izlediği bilinmektedir. Rusya’nın Batı ülkeleriyle ilişkileri savaş ve yaptırımlar nedeniyle gerilmişken, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer bazı üyeler ABD ve Avrupa ülkeleriyle ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürmektedir. Buna rağmen bu ülkeler 140 maddelik bir metin üzerinde ortak bir zemin oluşturabilmiştir.
BRICS’in genişleyen yapısıyla birlikte farklı siyasi, ekonomik ve güvenlik önceliklerine sahip ülkelerin aynı platformda yer alması üyelerin uluslararası meselelerde aynı görüşü paylaşmasını zorlaştırmaktadır. Yeni Delhi Deklarasyonu da böyle bir ortaklığın bulunmadığını göstermektedir. Deklarasyonda ülkelerin farklı ulusal pozisyonlarına saygı gösterilmesi ve uluslararası anlaşmazlıkların diyalog, istişare ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği vurgulanmıştır.[2] Dolayısıyla BRICS içerisindeki işbirliğinin farklı görüşlere sahip ülkelerin üzerinde anlaşabilecekleri konuların belirlenmesi üzerinden ilerlediğini görmekteyiz.
Yeni Delhi Deklarasyonu, BRICS ülkelerinin siyasi farklılıklarına rağmen hangi alanlarda ortak hareket edebildiğini de göstermiştir. Ekonomik ve finansal işbirliği, ticaret, sınır ötesi ödeme sistemleri, yapay zeka, enerji, sağlık ve tedarik zincirleri gibi alanlarda ortak çalışmaların geliştirilmesi vurgulanmıştır. Bu kapsamda yerel para birimleriyle ticaretin artırılması, sınır ötesi ödeme sistemlerinin daha uyumlu hale getirilmesi ve gelişmekte olan ülkelerin küresel finans sistemindeki temsilinin güçlendirilmesi öne çıkan başlıklar arasında yer almıştır. Yeni Kalkınma Bankası’nın yerel para birimleriyle finansman kapasitesinin geliştirilmesi de bu yaklaşımın bir parçasıdır. Bununla birlikte zirvede ortak bir BRICS para birimi oluşturulmasına yönelik bir karar alınmamış, bunun yerine yerel para birimleri ve alternatif ödeme mekanizmaları üzerinden finansal işbirliğinin geliştirilmesi üzerinde durulmuştur. Yapay zeka alanında ise ortak çalışmaların artırılması ve gelişmekte olan ülkelerin teknolojik kapasitesinin güçlendirilmesi gündeme getirilmiştir.[3]
BRICS Batı merkezli uluslararası düzene alternatif bir yapı olarak gündeme gelse de Yeni Delhi Zirvesi, platformun yalnızca bu çerçevede ele alınamayacak kadar farklı ekonomik ve siyasi ilişkileri aynı yapı içerisinde bulundurduğunu göstermiştir. BRICS’in kuruluşundan itibaren küresel ekonomik ve siyasi sistemde gelişmekte olan ülkelerin ağırlığının artırılması hedeflenmiştir. Ancak bugün platform içerisinde ABD ve Avrupa ülkeleriyle ekonomik, siyasi ve güvenlik ilişkilerini sürdüren ülkeler de bulunmaktadır. Hindistan’ın ABD ile savunma ve teknoloji alanlarındaki işbirliğini sürdürmesi ve QUAD içerisinde yer alması, Brezilya’nın ABD ve Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerini devam ettirmesi ve Endonezya’nın BRICS üyeliğinin yanında ABD ve Avrupa ile ticaret ilişkilerini sürdürmesi, BRICS üyelerinin Batı ile ilişkilerini kesmeden platform içerisinde yer alabildiğini göstermektedir.
Bu farklılıklar zirve sırasında liderlerin açıklamalarına da yansımıştır. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, BRICS’in herhangi bir ülkeye karşı konumlanmak yerine farklı ülkelerle ilişkileri dışlamayan bir uzlaşı anlayışıyla ilerlemesi gerektiğini vurgulamıştır.[4] Vladimir Putin, BRICS’in küresel ekonomideki ağırlığına dikkat çekerek bu kapasiteyi G7 ile karşılaştırmış ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesini öne çıkarmıştır.[5] Xi Jinping, BRICS’in uluslararası güvenlik meselelerinde daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini belirterek Orta Doğu’da yeni bir güvenlik mimarisinin oluşturulması çağrısında bulunmuştur.[6] İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını gündeme getirerek BRICS'in ulusal egemenliğin ve güç kullanmama ilkesinin korunmasında daha etkili bir rol üstlenmesi çağrısında bulunmuştur.[7] Bu açıklamaların ardından kabul edilen Yeni Delhi Deklarasyonu farklılıklara rağmen üyelerin ortaklaşabildiği başlıklar üzerinden şekillenmiştir.
Yeni Delhi Deklarasyonu’nda Gazze ve Filistin meselesine geniş yer verilmiş, Gazze’de ateşkesin korunması, insani yardımın ulaştırılması ve iki devletli çözüm temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması desteklenmiştir. İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığına ilişkin çağrıların yanı sıra Suriye, Sudan ve Küba’daki gelişmelere de yer verilmiştir. Buna karşılık Ukrayna Savaşı deklarasyonda doğrudan yer almamıştır.[8] 2025 Rio de Janeiro Deklarasyonu’nda Ukrayna’daki çatışmaya ilişkin ülkelerin kendi ulusal pozisyonlarının bulunduğuna değinilmişken[9], Yeni Delhi Deklarasyonu’nda Ukrayna, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı veya bu savaşa ilişkin yaptırımlar ayrı bir başlık altında ele alınmamıştır. İran konusunda da benzer bir durum görülmektedir. Zirvenin yapıldığı dönemde ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş devam ederken, deklarasyon Orta Doğu’daki gerilime genel ifadelerle değinmiş ve taraflara “azami itidal” çağrısında bulunmuştur. Ayrıca sivil altyapıya ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimindeki nükleer tesislere yönelik saldırılardan duyulan endişe dile getirilmiştir. Ancak ABD veya İran doğrudan isimlendirilmemiştir.[10]
BRICS’in uluslararası sistemdeki rolününe daha geniş bir açıdan bakıldığında Küresel Güney ülkelerinin uluslararası kurumlarda daha fazla söz sahibi olma taleplerini dile getirebildikleri bir platform haline gelmektedir. Yeni Delhi Deklarasyonu’nda gelişmekte olan ülkelerin Birleşmiş Milletler, IMF, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kuruluşlardaki temsilinin artırılmasına yönelik çağrıların tekrarlanması da bunu göstermektedir.[11] Buradaki temel talep, mevcut uluslararası kurumların yerine yeni kurumlar oluşturulmasından ziyade, mevcut kurumların gelişmekte olan ülkelerin artan ekonomik ve siyasi ağırlığını daha fazla yansıtmasıdır.
Dolayısıyla BRICS’in ortaya çıkardığı tablo, kesin ittifaklardan ziyade çok yönlü ilişkilerin daha fazla önem kazandığı bir uluslararası düzene işaret etmektedir. Ülkeler bir taraftan belirli güvenlik ve ekonomik ortaklıklarını sürdürürken diğer taraftan farklı platformlarda yeni işbirlikleri geliştirebilmektedir. BRICS de bu çok taraflı ilişkiler ağının önemli platformlarından biri haline gelmektedir.
Türkiye açısından bakıldığında BRICS içerisinde henüz partner üye olmasa da BRICS’in genişleyen yapısı ve Türkiye’nin farklı ekonomik ve siyasi platformlarla ilişkileri, bu oluşumun Ankara açısından takip edilmesini gerektirmektedir. Özellikle Asya ile Avrupa arasındaki ticaret ve ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesi, Türkiye’nin Orta Koridor üzerinden üstlenebileceği rol ve Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ile Avrupa arasındaki bağlantıların geliştirilmesi ekonomik açıdan öne çıkan başlıklardır. BRICS’in ticaret, ulaştırma, enerji ve finans alanlarında geliştirmeye çalıştığı işbirliği mekanizmaları Türkiye’nin bu alanlardaki konumuyla kesişmektedir. Türkiye’nin bölgesel güvenlik alanındaki ilişkileri de bu çok yönlü yapıyla birlikte değerlendirilebilir. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında 31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul’da Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı gerçekleştirilmiş ve üç ülke arasındaki savunma işbirliğinin kurumsallaştırılması yönünde adımlar atılmıştır.[12] Türkiye’nin farklı bölgesel ve uluslararası platformlarda ekonomik, siyasi ve güvenlik ilişkileri geliştirmesi, BRICS’in farklı aktörlerle ilişkileri dışlamayan yaklaşımıyla örtüşmektedir. Bu açıdan BRICS’in Türkiye için önemi yalnızca olası bir üyelik üzerinden ele alınmamalıdır. Türkiye’nin Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Türk dünyasıyla geliştirdiği ilişkiler farklı ekonomik ve siyasi platformlarda aynı anda yer almasını mümkün kılmaktadır. BRICS de bu platformlardan biri olarak Türkiye’nin özellikle ticaret, enerji, ulaştırma ve finans alanlarındaki ilişkileri açısından önem taşıyabilir. Benzer şekilde Türkiye’nin Orta Koridor ve Kuşak ve Yol arasındaki bağlantılarda oynayabileceği rol BRICS ülkeleriyle ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi bakımından yeni imkanlar ortaya çıkarabilir.
2026 Yeni Delhi Zirvesi bu nedenle BRICS’in tek bir siyasi çizgide birleşmiş bir bloktan ziyade, farklı çıkarların bir arada bulunduğu bir işbirliği platformu olduğunu göstermiştir. BRICS’in gelecekteki ağırlığı da büyük ölçüde bu farklılıkların nasıl yönetileceğine bağlı olacaktır. Genişleyen üye yapısı, ortak hareket etmeyi zorlaştıran farklılıkları beraberinde getirirken aynı zamanda daha geniş bir ekonomik ve siyasi etki alanı oluşturmaktadır. Bu nedenle BRICS’in ortaya çıkardığı yeni yapı, üyelerin bütün konularda aynı düşünmesini değil, farklılıklarını koruyarak belirli alanlarda birlikte hareket edebilmesini sağlamaktadır. Yeni Delhi Zirvesi, BRICS’in uluslararası sistemdeki yerini belirleyecek temel unsurun da bu ortak zeminin ne kadar somut sonuç üretebileceğini göstermesi açısından önemli olacaktır.
*Resim: BRICS India 2026
[1] “About Us,” BRICS India 2026, https://www.brics2026.gov.in/about-us/
[2] “BRICS New Delhi Declaration: Building for Resilience, Innovation, Cooperation and Sustainability,” Prime Minister’s Office, Government of India, 12 Eylül 2026, https://www.pmindia.gov.in/en/news_updates/brics-new-delhi-declaration-building-for-resilience-innovation-cooperation-and-sustainability-september-12-2026/
[3] “BRICS New Delhi Declaration,” Prime Minister’s Office, Government of India, 12 Eylül 2026.
[4] “PM chaired the BRICS session on ‘Inclusive Global Governance and Strengthening Multilateralism’,” Prime Minister’s Office, Government of India, 12 Eylül 2026, https://www.pmindia.gov.in/en/news_updates/pm-chaired-the-brics-session-on-inclusive-global-governance-and-strengthening-multilateralism-september-12-2026/
[5] “BRICS Business Forum,” President of Russia, Kremlin, 11 Eylül 2026, http://en.kremlin.ru/events/president/news/80737
[6] “Full text of Chinese President Xi Jinping's speech at Session I of the 18th BRICS Summit,” Government of the People’s Republic of China, 13 Eylül 2026, https://english.www.gov.cn/news/202609/13/content_WS6aa6203ac6d00ca5f9a0d2b0.html
[7] Tolga Akbaba, “İran Cumhurbaşkanı, ülkesine yönelik yaptırımlarla mücadelenin BRICS ülkelerinin önceliği olduğunu söyledi,” Anadolu Ajansı, 12 Eylül 2026, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-cumhurbaskani-ulkesine-yonelik-yaptirimlarla-mucadelenin-brics-ulkelerinin-onceligi-oldugunu-soyledi/4055129
[8] “BRICS New Delhi Declaration,” Prime Minister’s Office, Government of India, 12 Eylül 2026.
[9] “Rio de Janeiro Declaration,” BRICS Brazil 2025, 6 Temmuz 2025, https://brics.br/en/documents/presidency-documents/250705-brics-leaders-declaration-en.pdf
[10] “BRICS New Delhi Declaration,” Prime Minister’s Office, Government of India, 12 Eylül 2026.
[11] “BRICS New Delhi Declaration,” Prime Minister’s Office, Government of India, 12 Eylül 2026.
[12] “Mekke Ortak Savunma Anlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nden ortak açıklama,” TRT Haber, 31 Ağustos 2026, https://www.trthaber.com/haber/gundem/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-stratejik-siyasi-ve-savunma-komitesinden-ortak-aciklama-955482.html
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ (ŞİÖ) BİŞKEK ZİRVESİ
Özge Emine ÖZÇELİK 04.09.2026 -
HİNDİSTAN’IN DENGE POLİTİKASI QUAD’LA KARŞI KARŞIYA
Özge Emine ÖZÇELİK 21.01.2026 -
TÜRKİYE-AB TİCARİ İLİŞKİLERİ: FIRSATLAR VE ENGELLER
Özge Emine ÖZÇELİK 23.03.2026 -
18. BRICS YENİ DELHİ LİDERLER ZİRVESİ
Özge Emine ÖZÇELİK 22.09.2026 -
NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ (KRİTİK MİNERALLER) VE TÜRKİYE
Özge Emine ÖZÇELİK 02.09.2026
-
NİKOL PAŞİNYAN’IN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SONA ERMESİ ETKİNLİĞİNDE YAPTIĞI KONUŞMA 1915 OLAYLARI İLE İLGİLİ NİYETLERİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR
AVİM 20.12.2018 -
NEMESİS OPERASYONU NEDİR?
Hazel ÇAĞAN ELBİR 02.05.2023 -
AB LİDERLER ZİRVESİ KARARLARI ŞAŞIRTMADI
Hazel ÇAĞAN ELBİR 30.06.2021 -
GÜNEY KAFKASYA’DA DEĞİŞEN GÜVENLİK DENKLEMİ
Tutku DİLAVER 06.01.2023 -
ERMENİLERİN TARİHLERİNİ DAHA İYİ ARAŞTIRMASI GEREKİYOR
Yiğit ALPOGAN 03.03.2023
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 08.05.2026
“GÜNÜMÜZDE DİNİN SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PATRİKHANE ÖRNEĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
